Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Uzmanından uyarı: “Sıkılabilen çocuklar geleceği kurtaracak”

Psikolog Doğancan Dursun, dijital dünyanın çocuk gelişimi üzerindeki olumsuz etkilerine

Psikolog Doğancan Dursun, dijital dünyanın çocuk gelişimi üzerindeki olumsuz etkilerine dikkat çekerek, ebeveynleri “dijital bakıcılar” konusunda uyardı. Dursun, aşırı dijitalleşmenin çocukların beyin gelişimini olumsuz etkilediğini belirterek, “Sıkılabilen çocuklar bu çağda avantajlı olacak” dedi.

Acıbadem Kent Hastanesi’nden Klinik Psikolog Doğancan Dursun dünyanın her geçen gün daha hızlı bir tempoya sürüklendiğini, bu hızın çocukların gelişim sürecinde “gürültü etkisi” oluşturduğunu söyledi. Özellikle kısa ve hızlı içeriklerin yer aldığı “reels” videolarının çocukları yoğun bir uyaran bombardımanına maruz bıraktığını kaydeden Dursun, bunun dikkat eksikliği, hiperaktivite bozukluğu (DEHB), dürtü kontrol sorunları ve çeşitli bağımlılık risklerini artırabileceğini vurguladı.

“Tablet karşısında yemek yedirmeyin”

İnsan beyninin anne karnından itibaren gelişmeye başlayan ve doğum sonrası ilk yıllarda en hızlı dönemini yaşayan kümülatif bir sistem olduğunu belirten Dursun, bakım verenle kurulan tutarlı bağın beyin gelişimi açısından kritik öneme sahip olduğunu dile getirdi. Günümüzde bu bağın yerini telefon ve tabletlerin aldığını ifade eden Dursun, “Tablet ve telefon gibi dijital cihazlarla oyalanan çocuklar aşırı uyarana maruz kalırlar ve ekran karşısında adeta donuklaşırlar. Bu sağlıklı bir durum değildir” diye konuştu.

Yemek sırasında eline tablet verilen bir çocuğun yediği besinin tadını ve o anın hazzını deneyimleyemediğini kaydeden Dursun, doğal yollarla elde edilmeyen bu hazzın ilerleyen yaşlarda daha fazla tüketim isteği, obezite ve bağımlılıklara yönelik riskleri artırabileceğini belirtti. Dursun, çaba sarf etmeden ulaşılan “aşırı dopaminin” beynin ön bölgesinde duyarsızlaşmaya yol açabileceğini ifade etti.

“Anne canım sıkıldı” sözü yeniden gündemde

Çocukların sıkılmasına izin verilmesi gerektiğini vurgulayan Dursun, geçmişte sıkça duyulan “Anne canım sıkıldı” sözünün bugün bilimsel araştırmalarla desteklendiğini söyledi. Sıkılmanın üretkenliği, içsel motivasyonu ve odaklanmayı artıran önemli bir eşik olduğunu belirten Dursun, hazırlanmış bir çevrede kum, çamur ve sokak oyunları gibi doğal etkinliklerin çocuk gelişimine katkı sağladığını ifade etti. Haftalık “ekransız sürelerin” beynin doğal dengesini korumaya yardımcı olacağını dile getirdi.

“Az oyuncak, çok hayal gücü”

Güncel araştırmaların, çok fazla oyuncağa sahip çocukların da odaklanma süresinin kısaldığını; daha az oyuncağı olan çocukların ise daha uzun süreli ve geliştirici oyunlar kurabildiğini gösterdiğini belirten Dursun, ebeveynlerin nicelik yerine niteliğe odaklanması gerektiğini söyledi.

“20 oyuncak kuralı”nın yeterli olabileceğini kaydeden Dursun, “20’den fazla oyuncak çocuğa yarar yerine zarar getirir, doyumsuzluğa yol açar. Her istenen oyuncağın hemen alınmaması ve mahrumiyetin de gelişimin bir parçası olduğunun bilinmesi gerekir” diye konuştu.

Ailelere öneriler

Çocuklukta başlayan bağımlılıkların ömür boyu sürebilecek yıkıcı sonuçlar doğurabileceğine dikkat çeken Dursun, “Bugün yavaşlamaya ve çocukların sıkılmasına izin vermeliyiz” dedi ve ebeveynlere, “Haftada en az 2 gün ’ekransız detoks’ uygulayın. Hafta içi sanal oyunlar olmasın. Çocuklarla dijitalden arınmış ortamlarda düzenli ve gerçek iletişim kurun. Takım sporları ve fiziksel aktivite gerektiren sokak oyunlarına yönlendirin” önerilerinde bulundu.